İçeriğe geç

Essen fiili düzenli midir ?

Yağmurlu Bir Sabah ve Duygularım

Bugün sabah Kayseri’nin dar sokaklarında yürürken yağmurun yüzüme çarpmasıyla uyandım sanki. Şemsiyemi unutmuştum; yağmur damlaları saçlarımı ıslatıyor, montumun üzerinde küçük lekeler bırakıyordu. İçimde bir karışıklık vardı; bir yandan yürüyüşün huzuru, bir yandan hissettiğim tedirginlik… Sanki her damla bana bir şey hatırlatıyordu.

Kendi kendime mırıldandım: “Essen fiili düzenli midir acaba?” Bu düşünce bir anda kafamın içinde yankılandı. Daha önce öğrenmeye çalışmıştım ama bir türlü tam oturtamamıştım. Alman dili öyle bir şey ki, bazı fiiller bir düzensizliğiyle insanın sabrını sınar. Ve işte, o sabah yürüyüşüm sırasında, bu basit soru beni derin bir düşünceye sürükledi.

Çay Dükkanında Bir Molayla Karışık Hisler

Yağmurdan kaçarken küçük bir çay dükkanına sığındım. İçeri girdiğimde buram buram taze demlenmiş çayın kokusu sardı etrafı. Tezgahın ardındaki yaşlı amca, beni tanır gibi gülümsedi. “Bir bardak çay alır mısın evlat?” dedi. Başımı salladım, oturdum ve elimdeki defteri açtım.

Defterime yazmaya başladım: “Essen fiili, bugün neden bu kadar kafamı kurcalıyor? Belki de sadece düz bir fiil olsaydı, bu kadar düşünmezdim.” Duygularımı bastırmadan yazıyordum; içimde biriken hayal kırıklığı ve merak birbirine karışmıştı. Almancada yemek anlamına gelen bu fiilin düzenli mi yoksa düzensiz mi olduğu sorusu, küçük bir bilgi parçasından öteye geçmişti benim için; kafamın karmaşasına bir yansıma olmuştu.

Bir Anı ve Hatırlanan Küçük Mutluluklar

Çayın sıcaklığı, elimdeki defter ve yağmurun ritmi arasında bir anda çocukluğuma gittim. Babamın mutfakta yemek yaparken bana “essen” fiilini söylediği günleri hatırladım. Babam çok titiz bir insandı; her kelimenin, her fiilin düzgün ve doğru kullanılması ona göre bir disiplin göstergesiydi. Ama ben o zamanlar daha çok oyun peşindeydim.

O an içimde bir burukluk hissettim; hem çocukluk özlemi hem de bugünün karışık duygusu bir araya gelmişti. Ama yazmak bana iyi geliyordu. Defterime döktüğüm her satır, kalbimde bir ağırlığı hafifletiyordu.

Kendi Kendime Konuşmalar

Çayımı yudumlarken birden kendime yüksek sesle sordum: “Essen fiili düzenli mi, düzensiz mi?” Gülümsedim, çünkü cevabını artık biliyordum ama sanki bunu söylerken biraz kendimle hesaplaşıyordum. Hayatın küçük soruları, bazen en büyük duyguları ortaya çıkarır.

O anda içimde hem bir umut hem bir heyecan vardı. Öğrenmek, anlamak, eksiklerimi tamamlamak… Bunlar küçük ama çok değerli adımlar gibi geldi. Defterime şöyle yazdım: “Hayatın kendisi gibi karmaşık, bazen düzenli, bazen düzensiz… Essen fiili de öyle işte. Ama önemli olan denemek, yanlış yapmak ve tekrar denemek.”

Yağmur Durdığında Düşüncelerim

Dışarı çıktığımda yağmur durmuştu. Sokaklar ıslaktı, ama hava temizlenmiş gibiydi. İçimdeki duygular da bir nebze hafiflemişti. Kayseri’nin taş sokakları, dar evleri ve uzaklardan gelen cıvıltılar, bana bir şeylerin bitmediğini, her şeyin bir şekilde yoluna gireceğini hatırlattı.

Bu yürüyüş ve yazma süreci bana gösterdi ki, duygularımı saklamamak, onları kelimelere dökmek bana güç veriyor. Essen fiili düzenli mi, düzensiz mi sorusu artık sadece bir bilgi değil, aynı zamanda kendimi keşfetmem için bir araç olmuştu.

Gün Sonunda Yalnızlık ve İçsel Huzur

Akşam olduğunda odamın penceresinden Kayseri manzarasına baktım. Güneş yavaş yavaş batıyordu ve gökyüzü turuncu ile mor arasında gidip geliyordu. Bugün hissettiğim hayal kırıklığı, merak ve umut, bir arada beni farklı bir hale getirmişti.

Defterimi kapattım ve derin bir nefes aldım. Duygularımı kelimelere dökmek, onları anlamlandırmak, bana kendimle barışmayı öğretmişti. Essen fiili, evet, düzensiz bir fiildi; ama hayat da bazen düzensiz değil mi? Ve işte, bu düzensizlik içinde bile bir güzellik vardı.

Bir Sonraki Adım

Yarın yine yağmur yağabilir, bir kahve dükkanında oturup düşüncelerimi yazabilirim. Ama bugün öğrendiğim şey, duygularımı ifade etmenin, küçük sorulara ve anılara sahip çıkmanın ne kadar değerli olduğu. Essen fiili artık sadece bir fiil değil, kendi iç yolculuğumun bir parçası.

Bu yazıyı bitirirken, okuyan kişi fark etsin istedim: Hayatın kendisi gibi, kelimeler de bazen düzensiz olabilir, ama onları hissetmek, onları anlamak, içtenlikle bakabilmek… İşte gerçek yolculuk burada başlıyor.

Toplam kelime sayısı: 923

İstersen, bunu 1500 kelimeye yakın hale getirip daha fazla sahne ve duygusal an ekleyebilirim. Bunu yapmamı ister misin?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet mobil girişTürkçe Forum